denizi oldum olası severdim.denizi olamayan bir şehirde büyümenin verdiği bir özlemdi belki.sehrinde deniz olup ta farkına varmayanlar var derlerdi inanmazdım.6 senedir denizin neredeyse içinde oturuyorum.ama yinede o çocukken özlemle görmeyi beklediğim deniz kadar keyif vermiyor.Çocukken yazları sağolsun canım babam bizi sık tatile çıkarırdı ama yine de kardeşimle denizi görmeden gözlerimizi kapatırdık annem gelince haber verir acardık sevinip birbirimize sarılırdık... Çocukluk işte sen küçüksün ama küçük şeylerde seni mutlu edebiliyordu.Yaşlar katmerlendikçe mutlu olma çıtası daa yükseliyor mu ne :(
yazları 2 senedir uzun süreli mekan değişikliklerimiz oluyor emir'imle. İşlerde benimle tarnsfer tabi Çalışmayı üretmeyi seviyorum.Kendime getiriyor beni....Emir için düzeni değiştiriyoruz keyf alsın kış stresini atsın diye..
gündüzleri harala gürele geçiyor ama gece saat 11 den sonra sultanlığımı ilan ediyorum.çocukluğumda gözlerimi kapatıp ilk gördiğimde sevinip çığlıklar attığım deniz bu.Bilgisayarımda o dönem takık olduğum bir şarkı( bu hafta da gökhan türkmen-yüreğim akustik versiyon-şiddetle dinlemenizi tavsiye ederim.) sade bir nescafe,karşımda belli belirsiz karşı kıyı ışıkları, zaman zaman geçen pat pat balıkçı kayıkları, tıpkı ben gibi bazen durgun bazen deli dalgalı denizin sesi, kafamda binbir düşünce ama keyifli.Gecenin sessizliğini seviyorum.sakinliğini...dinginliğini...
zaman zaman gözlerim dalıyor karşı kıyılara kıpraşan lambalara takılıyorum.kimler var kimbilir oralarda ne dertler, ne hüzünler, ne mutluluklar, ne umutsuzluklar, ne ümitler... umarım herkes mutludur yada yakındır mutluluk onlara.
Herkes gülsün isterim kimse ağlamasın,umutlarını yitirmesin,şans getirsin her yeni gelen gün.güzel şeyler isteyelim herkese ama herkese.
bugün bir romantizm içerisindeyim hayırlara gele dedim ya değmeyin keyfime...
tüm dostlara güzel şanslı bir gün olması umuduyla....şehnaz kaçar:),
ŞeHnAz
22 Temmuz 2011 Cuma
damla sakız hayallerimize yakomoz vursa....
Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa
Bari öyle canlansa da hayat bulsa
Ne iyi olurdu kalbe kan yine
Hücum etse…
Bari öyle canlansa da hayat bulsa
Ne iyi olurdu kalbe kan yine
Hücum etse…
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz.
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz.
Söndürmüşüz feneri salaş bir balıkçıda
Rengimizi sıyırmışta gitmiş gidenimiz
Nur cemalimizin astarı kalmış bi tek
O da kaşık kadar..
Rengimizi sıyırmışta gitmiş gidenimiz
Nur cemalimizin astarı kalmış bi tek
O da kaşık kadar..
Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz
Nasıl güzel sözler nasıl güzel bir ses nasıl güzel bir şarkı SILA’dan…
Şu ara buna ciddi takıkım.Kızgınım yine birşeylere birilerine sanki. Aslında sultanlık günlerimi yaşıyorum deniz kum yakamoz yakışıklı bir küçük adam.ım emirimle…Yine yaz geldi biz mekanımıza geldik işlerde buraya transfer…. Keşke dertler düşüncelerde tRANsfer olmasa kalsa olduğu yerde yok olsa ama maalesef…
Güzel şeyler düşünmeye çalışıyorum şuan… Dilimde sılanın şarkısı kulağımda kıyıya usul usul kibar kibar vuran dalgaların hışırtısı..Ara ara kafamı bilgisayardan kaldırıp denizi izliyorum yakamoz bu akşam her zamankinden daha bir fethediyor beni. Uzaklara dalıyorum… Hayallerde boğuluyorum… Hayat ne kısa. Zaman nasılda akıyor geçen senede aynıydım. Sanki bir dejavu… Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa
Bari öyle canlansa da hayat bulsa Ne iyi olurdu kalbe kan yine
Hücum etse… ne iyi olurdu….ne iyi…………………
Bari öyle canlansa da hayat bulsa Ne iyi olurdu kalbe kan yine
Hücum etse… ne iyi olurdu….ne iyi…………………
SEHNAZ
büyümüşüm ben anne...
BÜYÜMÜŞÜM BEN ANNE…..
Büyümüşüm ben anne Yine gülüp geçme Bu sefer ki sahi… Artık koşmaz olmuşum kalabalıkta İsteğimi ağlayarak ifade edemez olmuşum İçime atmışım yaşanmışlıkları Ağlarken hıçkıramaz Gülerken dişlerimi gösteremez olmuşum! Hayat pembeyken kararmış bi anda Gerçekler canımı yakmış Acılarla boğuşmuşum İnsanları tanıyamaz güvenemez olmuşum anne Birine kapıldım mı vazgeçemez… Özlemimi dile getirememişim Ve içimden geleni söyleyememişim!
Büyümüşüm ben anne Yine gülüp geçme Bu sefer ki sahi… Artık koşmaz olmuşum kalabalıkta İsteğimi ağlayarak ifade edemez olmuşum İçime atmışım yaşanmışlıkları Ağlarken hıçkıramaz Gülerken dişlerimi gösteremez olmuşum! Hayat pembeyken kararmış bi anda Gerçekler canımı yakmış Acılarla boğuşmuşum İnsanları tanıyamaz güvenemez olmuşum anne Birine kapıldım mı vazgeçemez… Özlemimi dile getirememişim Ve içimden geleni söyleyememişim!
sevinçli miyim neyim?
Bir sevinçliyim bir değilim.Değilim çünkü bazı insanların hareketleri beni gerçekten çok ama çok üzüyor.Kelime anlamından da öte gerçek anlamda üzüyor, düşündürüyor, şaşırtıyor, kendi kendime sorduruyor şu soruyu’’ İNSANLAR NEDEN KÖTÜDÜR?’’ Onları buna zorlayan sebep ne aslında hayat ne güzel,dostluklar,paylaşımlar,çiçekler, böcekler,misss kokan deniz havası, uçuşsan martıları izlemek……vs ne denli hoş şey var etrafta görmek lazım ama bunları seyredip hoşgörüyle sevgiyle dostlukla birbirine sarılmak varken bir fitne bir fesat sorma gitsin.Zaman zaman aslında onlarada acımıyor değilim(bak yine iyi niyet) çünkü bunlarla uğraşırken onla bunla dalaşırken ne çok şey kaybedip nelerden eksik ve nelerden mahrum kalıyorlar, ne dostluklardan ne güzelliklerden vay ki vay hallerine yazık Allah gönül gözlerini açsın. Neyse efendim. Diyordum ya bir sevinçliyim bir değilim. Değili açıkladık gelelim sevinçli olamama … bir çok sebep çok şükür.Yada şöyle dieyelim görebildiğime binlerce şükür…. Yaz geldi hemde birden baharı yaşamadan kalın ceketten çizmeden birden beyaz t-shirte parmak arası terliğe terfi ettik.sokaklarda hanımeli kokusu sabah pencereyi açınca masmavi deniz kokusu görüntüsü yazın ayrı bir güzel. Gideceğim ha şimdi ha yarın darken bayağı uzun oldu annemi babamı görmeyeli biraz kaçacağım buralardan sanki
)))) Tabi benle beraber üretim sahasıda nakledilecek gittiğim yere çalışmak devam tatil-şort-kumsal engel değil çalışmaya nasılsa kargo ile çalıştığım için ha oradan transfer ha buradan ne farkeder.Önemli olan eller…. Emir’im de çok sıkıldı istiyorum ki o da doysun anneannesine dedesine.N egüzeldir annanne-babanne-dede insan hayatında yaş 35’I mini mini geçti J ama yine özlemle keyifle anarım hepsini.Onlar anne baba gibi sevmez size daha bir farklı severler ifade bile edemiyorum yüreğinde hissedersin onları aayyyyyyyyy ne de özlemişim hepsini Allah yattıkları yerde rahat ettirsin anneanneciğimi, babanneciğimi ve de dedelerimi…. Hayatta sevdiklerimiz yanımızdayken her anımıızın tadını çıkaralım hemen kalkıp bir arayalım mesela veya bir üzümlü kek yapıp çay içmeye gidelim Alışveriş merkezlerine haftada 2 saat gitmeyelimde onları gülümsetelim keşkelere yenilmeden zaman….
Şehnaz
ben de babamın bir küçük kızıyım hem de en nazlısından....
Ben de babamın bir küçük kızıyım;
Canım babacığım senle aramızda 367km.var belki ama hep yanımda hissediyorum seni. O koca çınar beni her türlü sıkıntılarda, üzüntülerde, yıkılmışlıklarda koruyor biliyorum hissediyorum. Bana güç oluyor varlığın. Kilometrelerin uzunluğu zaman zaman burnumu sızlatıyorsa da hemen toparlanmaya çalışıyorum ve bir arayıp sesini duymak bana huzur veriyor. Küçüklüğüm şu ara daha sıkça gözlerimin önünde film şeridi. Belki de şu aralara daha bir duygusalım daha bir özlem doluyum anneme ve babama bayağı uzun oldu şartlar bizi uzunca ayırdı sanki. Aklıma sıkça düşen film karelerinden;
ilkokul günlerim saçlar oldukça uzun ve gür .Annem sırasıyla bizi yıkamış ve saçlarımı taramak için beni önüne almış hemde ince dişli bir tarakla, yok efendim daha düzgün olurmuş tabi bir tartışmadır hurraaa gitsin. Eee kadında 4 çocuk iş güç ev nerde böyle otomatik yaşam, herşey bilek gücü bizim bile ukalıkla hep şikayet ettiğimiz tüm işleri o minicik pamuk elleriyle yapardı canım annem….neyse efendim yine ağlakım ben. Babam hemen el koyar bende bir hınzırlıkla elinden kaçar babamın yanına otururdum. Büyük bir sabırla saçlarımı açardı hem de ne sabır, tarardı açardı saçlarımı canım babam…
Okuldan çıkar bazen yanına uğrardım birgün bile sormazdı aç mısın hemencecik yemek söylerdi. MEŞHUR ESKİŞEHİR’in TATLIDİL KÖFTECİSİ’nden… Bonkör olmayı yedirmeyi ikramı babamla annemden öğrendim ben.
Sonbahar aylarında cumartesi akşamları babam eve ahşap çubuklarla iplerle kağıtlarla gelirdi Bir doktor titizliğinde uçurtma yapardı bize. Eeee malum ertesi gün Pazar ve çocuklar evde durmaz alıp uçurtmamızı giderdik kırlara artık uçuran var mı öyle uçurtmaları yada el emeği yapan bilmem ama sanki babamın yaptıkları ve o kadar yükseklere çıkaranları yokmuş gibi gelirdi bana .O benim babamdı ve herşeyi süper yapardı.
Sevgi doluydu babam ama çok vıcık vıcık göstermezdi hep kollardı ve hissederdin sana düşkün olduğunu. Özenirdim ona örnek alırdım. Yaz tatillerinde bile evde olmazdım çalışırdım onunla. Keyif alırdım. Yanında çalıştırdıklarıyla diyologları, arkadaşlarının ve iş yaşantısındaki itibari, araştırmacı ruhu, çalışkanlığı, örnek aldığım bir aynam oldu benim hayatımda babam…
Evlendim en son artık evden ayrılıp giderken kafamı kaldırıp bakmak istedim aslında dayanamayacağımı biliyordum ama bakmak istedim canım babam bana güle güle dedi el salladı veeee balkon demirine bir çocuk edasıyla kapanıp nasıl ağladı. O sahne 6 sene bitti ama halen gözlerim önünde ve halen beni ağlatır tıpkı şimdi ki gibi. Bende yol boyunca durmadan hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. O benim hayatımın idolü, sevdiğim adamdı Halen öyledir canım babam. O zaman bir kez daha anlamıştım beni ne denli sevdiğini…
Düğünümde anı defterinin ilk sayfasına aynen şunları yazmıştı canım babam;
BİR ÖMÜR BOYU MUTLU OL
MUTLU KAL
BABANUĞUR
HER ZAMAN DESTEKÇİNİM, YARDIMCINIM,KORUYUCUNUM,
AĞLAMA ALLAH GÜLDÜRSÜN…..
Yıkıldığım, bazı haksızlıklar uğradığım çaresizliklerde kaldığımda açar okurum. Aklıma getirmem mutlaka gider açar okurum. Onun söylemlerini el yazısıyla okumam yüzünü görmüşçesine bana güç verir. Gerçekten evlendim bu sözlerinin hep arkasında oldu….
Canım babam sayfalarca yazabilirim bitmez duygularım, herkesin babası çok özeldir. çok önemlidir. çok değerlidir. Çok ama çoooook vefalıdır. Babam sende benim için teksin.uzun zamandır görüşemedik ama az kaldı gelicem.
Ben senin halen saçlarını taramasını bekleyen küçük kızınım, ben halen senin elimi tutup karşıdan geçirdiğin küçük kızınım, ben halen sana mektuplar yazan küçük kızınım. Zekanla, çalışkanlığınla, vefanla, anneme eşliğinle, iş hayatındaki başarılarınla herşeyi geç benim babam olduğun için seninle gurur duyuyorum.
Çok şanslıyım ki benim babamsın. İyi ki bu kirlenmiş hayata senin kızın olarak geldim ki bizi temiz bırakabildin. Allah seni ve annemi başımızdan eksik etmesin. Sağlıkla mutluluk ve huzurla hayırlı ömürler nice kutlamalar diliyorum CANIM BABAM. Günün kutlu olsun.
HALEN ELİNİ TUTMASINI BEKLEYEN KÜÇÜK KIZIN
ŞEHNAZ
yorulmak mı o da nesi?:)))))))))))))))))))
eskiden yoruldum kelimesini ne kadar kolayca söylermişim aslında hiç te hakketmeden.Şimdi bunu daha da çok içime sindire sindire anlıyorum.Eğer tatlı mı tatlı ama bir o kadar hareketli bir minik canavarınız varsa evde, akşam devamlı günlük taze yemek bekleyen bir eş, onlarca cevap bekleyen telefon konuşmalarınız, yetiştirilmeye söz verilmiş işleriniz,ajandanızda sizin tik atmanızı bekleyen yapılacaklar ve aranacaklar listeniz,cevap bekleyen maillar,her gün sesini duymadan işlerinizin rast gitmeyeceğiniz düşündüğünüz ve ilk iş aradığınız bir tatlı anneniz,günde 1500 kez toparlanan ve tekrar dökülüp ve tekrar ve tekrar… toplanan oyuncaklar,gece uyuyalım mı oğlum deyip te ‘HAYIY’ ‘HAYIY’ deyip kaçan bir kıvırcık kafa (Emir),gece bilgisayarın başında sabahı bekleyen kahve fincanları,yaz planları,iş planları,yeni tasarımlar için beyin fırtınaları vs…….bazen kendime bende hayretle şaşıyorum günde 5 saat uykuyla (ki en az 2 kez emir tarafından delik deşik ediliyor) yaşamaya nasıl da alıştım.Küçükken annem bizden sonra yatardı ve bizden önce kalkardı derdim ki anneler hiç uyumaz mı evet anneler süper kahramanmış ve hiç ama hiççççç yorulmazmış bunu anne olunca anladım. Evet durup durup şu ara kendime en çok sorduğum soru’’Yorulmak mı o da nesi??????……………..”
şehnaz
şehnaz
21 Temmuz 2011 Perşembe
hoşgeldik....
uzun zamandır açmayı düşündüğüm bloguma kavuştum.vakitsizlik bir koşturmayla geçen yoğun günler bir sürü bir sürü sebebler sinsilesi…hayatımın anlamı oğlum için hissetiklerim onunla yaşadıklarım hayatımın gidişatındaki olaylar herşeyi ama herşeyi yazmak paylaşmak içimi dökmek belkide gurbette yaşadığım bu şehirden memleketime giden hasret cümleleri olacak bu blogta.
Canım oğlum ne iyi ettinde geldin hayatıma bak bana neler kattın büyüttün beni,yeni bir iş sahibi ettin,olgunlaştırdın,sabırlı daha da sabırlı olmayı öğrettin,güçlü olmayı,yıkılmamayı,hasta olduğunda bile dik kalmayı,deli gibi sevmeyi,anne olmayı öğrettin.Hayatım,sebebim oldun.En tükendiğim anlarda kalkmama neden oldun.Geleceği planlandığım ışığım oldun.Sıkılıp bunaldığımda hayatın bu kirlenmişliğinde yürek oldun.Sessiz kalıp susup yutkunduğumda nefesim oldun.Sen bana HAYAT oldun.Ne iyi ettinde geldin hayatıma,iyi ki benim oğlum oldun
canım oğlum,
bil ki anne-baba limandır insana.Hava açar demir alırsın,bir fırtına patlar yanaşırsın.Ne liman gücenir tekneler ne de biz güceniriz sana…Sen hep iyi havalarda denizde ol ama fırtınaya yakalanmadan dön isteriz.
bil ki hayat bir sınavdır oğlum ama karnesi yoktur.Sadece vicdan bilir senin iyiliğini, kötülüğünü sen vicdan sahibi,merhametlibir hayat yolcusu ol oğlum….
Bil ki yaşam bazen belki de çoğu zaman zordur.Öyle uzun uzun insana ne iyi olmuş da dünyaya gelmişim dedirtmez.Acılara boğulacağın günlerde gelecek oğlum.Kalbin titreyecek gözlerinden yaşlar akacak,umudun tükenecek,sabrın tükenecek,korkacaksın…Korkma oğlum…Hangi alemden olursa olsun bir nefes gibi ensende olacağım….
bil kibüyük sevinçler,inanılmaz coşkular yaşayacaksın…Yaşa oğlum…Sevinçlerini delice ama üzüntülerini aklının sınırlarıyla yaşa.Sevinçten deliye dön ama acıdan asla….
Bil ki anne-babalarda hata yapabilir,eksik kalabilir.Onca çabalara rağmen üstelik…. Bu yüzden bizi şimdiden affet oğlum…
ve bil ki birgün kucağına süt gibi kokan senin canından bir can alacaksın… O zaman kalbinin kapalı yaarısı açılacak… Yani o zaman gerçekten yaşamaya başlayacaksın.
Oğlum hayat sana hep gülecek desem yalan,hayat sana her istediğini verecek desem yalan,hayat senden hiç çalmayacak desem yalan….
Tek gerçeği şu hayatın S E V G İ
Ve sevginin en büyüğü evlat sevgisi.İşte ben seni böylesine büyük bir sevgiyle böylesine içten ve karşılıksız seviyorum anneciğim.YOLUN AÇIK OLSUN GÜZEL OĞLUM. ŞANSIN,NASİBİN BOL OLSUN. DÜNYADA NE GÜZELLİK VARSA SENLE OLSUN.
SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVEN ANNEN…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
